Prof Dr. Nakiye Boyacıgiller Röportajımız

1- Lisans hayatınız ve bununla gelen kariyer adımlarınızdan bahseder misiniz?
Bu konuda en şanslı olduğum şey erken yaşta akademisyen olmaya karar vermem oldu; Boğaziçi 2. Sınıfta “hayatım boyunca üniversite çatısı altında olsam ne kadar mutlu olurum” dedim. Gençlerle, okuyan insanlarla beraber olmak, topluma faydalı olmak hep çok istediğim bir şeydi. Genç yaşta bu kararı verdim. Çok erken yaşta üniversiteyi ve master ı bitirdim. Doktoraya başlamadan önce işletme profesörü olacaksam çalışma hayatını da tanımam gerektiğini düşündüm ve IBM’de iki sene çalıştım, o zamanlar IBM’de çalışmak yeni bir fakülte bitirmek gibiydi İki yılın sonunda kararım karar ben profesör olmak istiyorum dedim ve üniversiteye döndüm. O dönem iki üniversiteye başvurdum, Stanford ve Berkeley. Berkeley başvurumu kabul etti. Her zaman iyi bir öğrenciydim. Berkeley’de benden çok daha iyi ve zeki öğrenciler vardı. Bu bana çok önemli bir şey öğretti zekâ önemliydi ama gayret, azim, pes etmemek ve çalışmak çok daha önemliydi. Eşimde çok destek oldu oda benim için çok önemliydi ve neticede doktora derecemi aldım.

2- Lisans ve doktora yaptığınız okullarda kadınların erkelere oranı nasıldı?
O dönem kadınlar çok azınlıktaydı ilginç bir durum vardı ben Boğaziçi’ndeyken sınıfın yarısı kadındı ama Amerika’da ki master sınıfımda kadınların sayısı %20’yi geçmezdi. Doktora sınıfımda ise yirmi kişiden sadece üç kişi kadındı. Ben ayrımcılık hissetmedim ama tabi ki erkeklerin bazı konulardaki bakış açısı farklıydı.

3- Kariyer hayatınızı nelere göre şekillendirdiniz?
Kariyerinize iki şekilde yön verebilirsiniz; birincisi sizin için önemli adımları atmak ikincisi bir aile üyesi olarak ailenize göre kariyer kararları almanız. Ben eşim Ziya’ya göre hareket edip kuzey California’da ki San Jose State üniversitesinden gelen iş teklifini kabul ettim ve orayı çok sevdim. Hem benim için hem ailem için iyi bir karar oldu. Anne olmamda ve kariyer yapmamda da büyük etkisi var bu kararın.

4- Yaşadığınız başarısızlıklardan ve etkilerinden bahseder misiniz?
Doktora yeterlilik sınavıma girmeden önceki iki gece uyuyamamıştım ve o yorgunlukla sınava girmek durumunda kaldım iki hafta sonra sonuçların açıklanacağı gün hocamdan telefon bekliyordum. Hocam geç bir saatte beni arayıp son anda sınırdan geçtiğimi söyledi o günü hiç unutmuyorum. Bir diğer başarısızlığımsa matematik ve ekonometri konusundaydı o hep bende eksik kaldı şimdi keşke bir hoca tutup üstüne gitseydim diyorum. Zayıf taraflarınızın üstüne gidin ve bir şekilde çözün.

5- İş hayatında kadın olmanın yurt içi ve yurt dışı profillerini toplumsal cinsiyet eşitsizliği açısından değerlendirebilir misiniz?
Bizim diğer ülkelerden geri kalır bir yanımız yok hatta benim Türkiye’deki sınıfımda kadın sayısı daha fazlaydı fakat Amerika’da kadınlara pozitif ayrımcılık yapıldı. Ben San Jose State’te çalışmaya başladığımda kız öğrencilerim benim yanıma gelip ‘’ siz bizim ilk kadın hocamızsınız ‘’ derlerdi. Üniversitede kadın hoca olması çok önemli. Bu konuda hedef koymakta önemli. Mesela yeni seçimlerden çıktık mecliste belli bir kadın sayısını hedefleyebilirdik. Bu konuda anlatmak istediğim bir diğer şeyde San Jose State ‘ te ben çalışmaya başladıktan sonra benim bölümüme 4 kadın akademisyen daha aldılar. O dönemde birçok bölümde sadece bir kadın vardı. Sonrasında o dört kadın benim hayattaki en yakın arkadaşlarım oldu. Biz birlikte birçok araştırmayı ve çalışmayı yürüttük, birbirimize çok destek olduk, bize ‘’genç Türkler’’ derlerdi. Kadınların iş hayatında birbirlerini desteklemeleri de çok önemli. Bizim değişim liderleri derneğinde yapmaya çalıştığımızda sizin takım olabilmeniz, güçlü birer kadın olmanız, karşı koyabilmeniz, konuşabilmeniz, fikir üretebilmeniz, birbirinizi desteklemeniz bu anlamda bu çalışma benim için çok önemli.

6- Türkiye’den size bir dekanlık teklifi geldi ve Amerika’yı bırakarak Türkiye’ye döndünüz, bu kararı nasıl aldınız?
En başından Amerika’da kalacağız diye gelmemiştik ama hayat bizi bu yola getirdi. Her zaman içimizde olan bir şeydi Türkiye’ye katkıda bulunmak. Bu teklifi aldığımda 49 yaşındaydım, iyi bir hoca ve iyi bir araştırmacıydım. Türkiye’ye katkıda bulunmak, oradaki aile büyüklerimizin yanında olmak, yeni bir üniversitenin ilk yıllarına katkı sağlamak için buraya geldik.

7- Türkiye’de kadın olmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de kadın olmak her şey gibi çok tezatlıklar içeriyor. Hangi Türkiye’de kadın olmak? Şehirde mi? Taşrada mı? Eğitimli kesimde mi? Doğuda mı? Batıda mı? Türkiye’de kadınların karşılaştığı farklı gerçeklikler var. Genel olarak Türkiye’de kadın olmak kolay değil, sürekli farklı rolleriniz üzerine konuşuluyor. Öte yandan kadınlar için fırsat yok. Bunun ilk adımının siyaset olduğunu düşünüyorum. Yerel yönetimde, belediye başkanları arasında yeterince kadın yok, daha fazla kadın olmalı. Ben pozitif ayrımcılığın şart olduğunu düşünüyorum, büyük bir potansiyeli kaybediyoruz. Kadına karşı şiddette çözülmesi gereken bir diğer konu, kabul edilemez.

8- Son olarak bu hayata dair mottonuz nedir?
“Azim ve vazgeçmemek.”
Bir diğer önemli konu ise birbirimizi kırmamak, kırmadan bir şeyler yapabilmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir